İhracata başlayan, yurtdışına franchise veren ya da e-ticarette sınır ötesi satış yapan her işletme aynı soruyla karşılaşır: Türkiye'de tescilli markam yurtdışında da korunuyor mu? Kısa cevap: hayır. Marka koruması ülkeseldir; TÜRKPATENT tescili yalnızca Türkiye sınırları içinde hak sağlar.
Her ülke kendi marka sicilini tutar. Almanya'da satış yapacaksanız Almanya'da, Amerika'ya ihracat yapacaksanız ABD'de geçerli bir tescile ihtiyacınız vardır. Markanızı önce davranıp o ülkede başkası tescil ettirirse, kendi ürününüzü o pazarda kendi markanızla satamama riskiyle karşılaşırsınız. Bu, özellikle Amazon ve benzeri pazaryerlerinde mağaza açarken sık yaşanan ve çözümü pahalı bir sorundur.
Madrid sistemi, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) tarafından yürütülür. Türkiye'den başvuru, TÜRKPATENT aracılığıyla yapılır; yani önce Türkiye'de bir marka başvurunuzun veya tescilinizin bulunması gerekir. Buna "esas başvuru" denir.
Uluslararası tescil, ilk beş yıl boyunca Türkiye'deki esas başvuruya bağlıdır. Esas başvuru bu süre içinde reddedilir veya tescil hükümden düşerse, uluslararası tescil de aynı kapsamda etkilenir. Bu yüzden yurtdışı planı olan markalarda Türkiye başvurusunun sağlam olması — yani benzer marka riskinin baştan doğru analiz edilmiş olması — iki kat önemlidir.
Hedefiniz ağırlıklı olarak Avrupa ise, EUIPO nezdinde yapılan tek bir EUTM başvurusu 27 üye ülkenin tamamında koruma sağlar. Ülke ülke başvuruya göre belirgin biçimde ekonomiktir. Ancak iki özelliği bilinmelidir: Tek bir üye ülkede geçerli bir itiraz tüm başvuruyu düşürebilir ve tescilden itibaren beş yıl içinde AB'de ciddi biçimde kullanılmayan marka iptal tehdidiyle karşılaşır.
Madrid başvurusunda ücretler İsviçre Frangı (CHF) üzerinden ödenir ve üç kalemden oluşur: WIPO temel ücreti, ülke başına belirlenen bireysel ücretler ve sınıf sayısına bağlı ek ücretler. Toplam, seçtiğiniz ülke sayısına ve sınıf sayısına göre değişir; iki-üç ülkelik bir başvuru ile yirmi ülkelik bir başvuru arasında büyük fark vardır. Bu yüzden doğru strateji, "her yerde tescil" değil, önümüzdeki üç-beş yılda gerçekten satış yapacağınız pazarları seçmektir.
Üç örneğin ortak noktası şu: ülke listesi pazarlama planından çıkar, tersinden değil. Nerede satış, üretim veya bayilik olacaksa koruma oraya kurulur; kalan ülkeler için Madrid'in sonradan ekleme esnekliği yeterlidir.
WIPO'nun şekli incelemesi genellikle birkaç ay içinde tamamlanır; asıl bekleme, seçtiğiniz ülkelerin esas incelemesindedir. Üye ofisler kural olarak 12, bazı ülkelerde 18 aya kadar sürede kararını bildirir. Bu süre içinde olumsuz bildirim gelmeyen ülkelerde koruma kabul edilmiş sayılır.
Madrid sistemi için hayır; uluslararası başvuru, menşe ofisteki (Türkiye) başvuru ya da tescile dayanmak zorundadır. Ülke bazlı yolda ise Türkiye tescili şart değildir; ilgili ülkenin ofisine yerel vekil aracılığıyla doğrudan başvurabilirsiniz. Yine de strateji açısından ana pazarınız olan Türkiye'yi korumasız bırakmamak gerekir.
Amazon Brand Registry, satış yaptığınız pazar yerinin ülkesinde geçerli bir tescil ister: amazon.com için ABD (USPTO), Avrupa pazar yerleri için EUTM veya ilgili ülke tescili gibi. Türkiye tescili yalnızca amazon.com.tr için yeterlidir. Bu yüzden e-ihracat planlayan satıcılar Madrid başvurusunda hedef pazar ülkelerini baştan listeye ekler.
Yurtdışı planının ilk adımı sağlam bir Türkiye tescili: Ücretsiz Marka Sorgulama · 2026 Marka Tescil Ücretleri · Marka başvurusu reddedilirse ne yapılır?
Markanızı önce Türkiye'de güvenceye alın: tmark.ai ile riski yapay zeka destekli analizle görün, başvurunuzu online yapın.